Dini Bilgiler

Dilenciye Para Vermek Doğru mu?

By  | 

Dilenciye Para Vermek Doğru mu?

Son zamanlarda, tabiri caizse işi çığırından çıkartacak derecede artan dilencilik olayları ve insanların (özellikle Müslümanların) merhamet ve yardımseverlik duygularını istismar ederek, (istisnalar haricinde) ihtiyacı olmadığı halde ya da ihtiyacı olsa bile çalışma imkanı varken tembellik edip, kolay yoldan para kazanmayı isteyen hatta bunun için kendilerini veya çocuklarını sakatlayıp, onları okula yollamayıp caddelere dilenmeye yollayan ve bunu iş haline getiren dilencilerin çoğalması ile akıllara “Dilenciye para vermek caiz midir?, İhtiyacı olmadığı halde Allah rızası için isteyen birine para verdiğimizde sevap kazanır mıyız?, Dilenciye para vermemek günah mıdır?” gibi birçok soru geliyor. Peki dinimizde dilenciye para vermenin hükmü nedir?

Öncelikle İslam’da dilenmek nasıl karşılanır ve kimlere dilenme izni vardır hadis-i şerifler ışığında belirtelim ;

Hz. Âiz İbnu Amr radıyallahu anh anlatıyor :

Bir adam Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’dan bir şeyler istedi. Aleyhissalâtu vesselâm da verdi. Adam dönmek üzere ayağını kapının eşiğine basar basmaz, Aleyhissalâtu vesselâm :

“Dilenmede olan (kötülükleri) bilseydiniz kimse kimseye bir şey istemek için asla gitmezdi!” buyurdular.”

Nesâi, Zekat 83, (5, 94, 95)

Başka bir hadis-i şerifte ise Hz.Zübeyr radıyallahu anh anlatıyor :

Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki :

“Kişinin iplerini alıp dağa gitmesi, oradan sırtında bir deste odun getirip satması, onun için, insanlara gidip dilenmesinden daha hayırlıdır. İnsanlar istediğini verseler de vermeseler de.”

Buhari, Zekât 50, Büyü’ 15.

Hz.İbnu Ömer radıyallahu anhümâ anlatıyor :

Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

“Sizden biri dilenmeye devam ettiği takdirde yüzünde bir parça et kalmamış halde Allah’a kavuşur.”

Buhari, Zekât 52; Müslim, Zekât 103, (1040); Nesâi, Zekât 83, (5, 94)

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem’in hadislerinden açıkça anlaşıldığı gibi dilenmek, sürekli birilerinden bir şeyler istemek, Allah’tan başkasına el açmak kötü ve yapılmaması gereken işlerdir. Fakat zaruri durumlarda istenilmesine izin vardır. Bu durumlar ise bir hadis-i şerifte şu şekilde bildirilmiştir ;

Hz. Kabîsa İbnu Muhârik radıyallahu anh anlatıyor :

loading...

Sulh için diyet (hamâle) ödemeyi kabullenmiştim. Bu hususta yardım istemek için Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ı aradım ve karşılaştık. (Meseleyi açınca) :

“Bekle, bize sadaka malı gelecek. O zaman ondan sana da verilmesini emrederim” buyurdular. Sonra da :

“ey Kabisa! İstemek, üç kişi dışında hiç kimseye helal olmaz :

Sulh diyeti (hamâle) kabullenen kimse. Buna, gereken miktarı buluncaya kadar, istemesi helaldir. Ama o miktara ulaşınca, artık istemez.
Afete uğrayıp malını kaybeden kimse. Buna da maişetini temin edecek miktarı elde edinceye kadar istemesi helaldir.
Fakirliğe uğrayan adam. Eğer kavminden üç kişi, “Falancaya fakirlik isabet etti” diye ittifak ederlerse, geçimine yetecek miktarı elde edinceye kadar istemesi helaldir. Bunlar dışında istemek, ey Kabîsa haramdır.”
Müslim, Zekât 109, (1044); Ebu Davud, Zekat 26, (1640); Nesai, Zekat 86, (5, 96, 97)

İnsanlara rehber olarak gönderilen Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm Efendimiz, kefil olan biri parayı ödemek zorunda kaldığında, bir afetzede bütün malını afette kaybettiğinde veya bir insanın, çevresinde bulunan üç kişinin fakirliğini tasdik edecek derecede fakirliğe uğraması durumlarında geçimlerini karşılayacak kadar dilenme izinleri olduğunu buyurmuştur.

Başka bir hadis-i şerifte ise Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur :

Yarım hurmayla da olsa miskini (dilenciyi) boş olarak geri çevirme!”

Tirmizi, Zühd: 37

Allahu Teala ise bir ayetinde bizlere şu şekilde buyurmuştur :

İsteyene de kaba davranma, onu azarlama.”

Duha Suresi 93 / 10

Ayet ve hadis-i şerifte bizlere yardıma muhtaç olanlara, onlara kaba davranmadan az da olsa gücümüzün yettiği kadarıyla yardım etmemiz belirtilmiştir.

Sonuç olarak ;

Her ne kadar dinimizde dilenmek hoş karşılanmasa bile belirtilen üç durumdan birini yaşayan bir insanın geçimini karşılayacak kadar dilenmesi caizdir. Rabbimiz bizden, gerçekten yardıma muhtaç bu kişilere elimizden geldiğince yardım etmemizi ve onlara yumuşak davranmamızı istemiştir. Bu zamanda her an her yerde karşımıza çıkan, her sokak başında bulunan, hatta çocuklarını bile bu işe alet eden dilencilerden hangilerinin gerçekten yardıma muhtaç olduğunu bazen anlayamayabiliriz. Eğer o kişilerin gerçekten ihtiyacı olduğunu düşünüyorsak yardım etmeliyiz, fakat bu işi meslek haline getirmiş, ihtiyacı olmayan biri olduğunu düşünüyorsak para vermemekte bir sakınca yoktur ya da vereceğimiz miktar çok az da olsa “Allah rızası” için onları da boş çevirmeyebiliriz.

loading...