Genel

Hristiyan bir kadınla evlenilir mi?

By  | 

Kendisinin Hristiyan veya Yahudi olduğunu söyleyen bir kadınla evlenemk caizdir; yapılan nikah geçerlidir. Ancak kimliğinde Hristiyan yazdığı halde kendisi ateist olan bir kadınla evlenmek caiz değildir.

loading...

Müslüman kadın ve erkek, müşriklerle evlenemez. Müşrik kadın, Allah’a başka şeyleri ortak koşan, örneğîn puta, yıldızlara, ateşe ya da hayvana tapan kadındır.

loading...

Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Ey iman edenler! Allah ‘a ortak koşan kadınlarla, onlar iman etmedikçe evlenmeyin…” (1)
Bir Müslüman erkeğin Yahudi veya Hristiyanlardan bîr kadınla evlenmesinde bir sakınca yoktur. Bu konuda ulema icma etmişlerdir. Ayet-i kerimede şöyle buyuruluyor:

“…Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden yine hür ve iffetli kadınları, mehirlerini verip nikahlayınız, onlar size helaldir. “(2)
Ehl-i kitap olan bir kadınla evliliğinin mubah olmasındaki hikmet; bu kadının Müslümanla evlenmesi sebebiyle Allah’a, peygamberlere, ahiret gününe, iman etme ihtimalidir.

Müslüman Bir Kadının Müslüman Olmayanla Evlenmesi

Müslüman bir kadının bir kâfirle evlenmesi icma ile haramdır.

“Müşrik erkeklerle, iman etmedikçe onlara mümin kadınları nikahlamayın.”(3)
Çünki böylesi bir evlilikte, mümin kadının küfre düşmesi korkusu vardır. Koca, karısını kendi dinine çağıracaktır. Kadınlar genelde erkeklerine uyarlar ve onların yaptıklarından etkilenirler ve onları dinlerinde tahrik ederler. (4)

Bir kadın, kız kardeşi, halası veya mahrem kadınlardan biriyle bir nikâhta toplanamaz… Bir erkeğin iki kız kardeşi ya da kadın ile halasını veya teyzesini bir nikâhta toplaması haramdır. Allah Teâlâ evlenilmesi haram olan kadınları açıklıyor:

“Ve iki kızkardeşi birlikte nikahlamanız da haramdır. Ancak cahiliyet devrinde geçen affedilmiş geçmiştir,” (5)
Hadislerde de bu konu genişletilerek açıklanmıştır:

“Kadın ile hala ve teyzesi bir nikâh altında toplanamaz.” (6)
Birbirine çok yakın olan kadınlarla aynı anda evlenmenin yasaklanmasının hikmeti, daha çok ahlakidir. Bu tür evliliklerde birbirine yakın akraba olanları (yani iki kızkardeşi veya yeğenle teyze veya halası) aynı anda nikahlamak, onlar arasında kıskançlık ve rekabete yol açar. Sıla-i rahîmin kesilmesine sebep olur. Çoğu kere iki kuma birbirleriyle anlaşamaz, uyuşamazlar. Böylesi bir durum haramdır. Bundan dolayı da iki yakın akrabayı aynı anda nikahlamak haram kılınmıştır.

Dipnotlar:

(1) Bakara, 221
(2) Maide, 5
(3) Bakara, 221
(4) Fetevâ-i Hindiye 11/330
(5) Nisa, 23
(6) Buharı. Nikâh. 27.

(Mustafa KASADAR-Sadık AKKİRAZ, Kadın İlmihali, s. 356-357)

* * *
MÜSLÜMAN ERKEĞİN HRİSTİYAN HANIMLA EVLENMESİ CAİZ Mİ?

İslâm hukuku evrensel bir hukukdur. Bu yüzden hükümleri bütün insanlığın ihtiyacına cevap verecek genişlikte ve müsamahada olacaktır. Nitekim İslâm hukukuna göre bir Müslüman, Müslüman olmayan Ehl-i kitaptan bir kadına eş olarak nikah yapar, yavrularının anası haline getirebilir. Bu caiz ve sahihtir. Bundan dolayı Hristiyan kadınlarla evlenenlerin nikahları sahih sayılmış, çocukları da meşru bulunmuştur.

Ancak bu evliliğin caiz ve sahih olmasının yanında, düşünülmesi gereken bazı hususlar da söz konusudur:

– Müslüman bir hanım varken Hristiyan terbiyesiyle, örf ve alışkanlıklarıyla büyümüş bir kadın, Müslüman kocadan doğan çocuklarına nasıl bir terbiye verecek, ne türlü bir alışkanlıkla kocasına ve yavrularına muhatap olacaktır? İşte düşünülmesi lazım gelen konu budur…

– Müslüman koca İslâm terbiyesini isteyecek, Hristiyan ana ise kendi inancının gereğini yapmaya yönelecektir.

– İki ayrı inanç ve kültür arasında kalan çocuk, bazen anasının, bazen de babasının inancına göre davranan çifte şahsiyetli mi olacaktır? Yoksa her ikisini de reddeden bir üçüncü şahsiyet mi doğacaktır? Yani hiçbir dini kabul etmeyen bir ateist mi?

Hristiyan hanımın beyine etkisine bir misal:

“Osmanlı Sultanı Yıldırım Bayezıd babasının Kosova’yı fethinden sonra Hristiyan prenses Olivera’yı nikahlamıştı. Bu kadıncağız görünüşte sultana eş olmuş; ama gönlündeki Hristiyanlık inancını ve ülkesini hiç unutmamıştı. Nitekim deniyor ki, tertemiz sultanı içkiye alıştıran, eğlenceye düşkün hale getiren bu Hristiyan zevce Olivera olmuştur.”

“Bu sultan ki, bütün Haçlıların birleşerek yok etmeye çalıştıkları Osmanlı’yı Niğbolu’da tarihten silmek için toplandıkları sırada, gecenin karanlığında düşman içinden tek başına atını sürüp köye gelir. Karanlıkta:”

– Bre Doğan! diye kale kumandanına bağırarak durumu iyice öğrenir; sonra da geriye döner ve tüm tedbirleri alarak gelip zaferi kazanır.”
Demek Haçlı ordularına mukavemet etmiş, ama evindeki yabancı terbiye ile yetişmiş bir dilbere, direnç gösterememiştir.

Nitekim Yıldırım, Bursa’da Ulu Camii’yi yaptırıp da büyük alim Emir Buhari Hazretleri’ne:

– Ülkeme kazandırdığım bu ulu mabedin inşaallah bir eksiği yoktur, derken Emir Buhari Hazretleri’nden şu ikazı alır:

– Belî (Evet) sultanım, her tarafı güzel ama bir eksiği hiç gözden kaçmamıştır.

– Nedir eksiği, buyurun da öğrenip düzeltelim, deyince de büyük alimin şu ikaz ve irşadına muhatap olur:

– Caminin köşelerinde birer meyhane olmalıydı. Bu yoktur!

Bu beklenmedik çıkışın nereye varacağını kestiremeyen sultan sorar:

– Hocam, caminin meyhane ile ilgisi ne ola ki?

Cevap:

– Allah’ın binası olan vücudunuzun içki ile ilgisi ne ise, caminin ilgisi de odur. Siz Allah’ın inşa ettiği vücut binasına içkiyi dolduruyorsunuz ve bu oluyor da, kendinizin inşa ettiğiniz ibadet binasının köşelerine mi içki koymaktan çekiniyorsunuz? Bu, ötekinden daha mı günah?..
Bundan sonradır ki Yıldırım’da bu kötü alışkanlık bir daha görülmemiş. Olivera’nın yaptığı olumsuz etki böylece son bulmuştur.

Bu sebeple fıkıh kitaplarında şöyle yazılıdır: Müslüman bir kadın varken Hristiyan bir kadınla evlenmek sahih olsa da mekruhluktan kurtulamaz. Çünkü sakıncalardan uzak olamaz bu evlilik. Ama nikah sahih (geçerli), doğan nesil meşrudur. Çünkü İslâm hukuku her türlü ihtiyaca cevap verecek evrenselliktedir.. Vermiştir de. İstisnaları da olur elbette.

Selam ve dua ile…

Kaynak: Sorularla İslamiyet

loading...