Genel

Uzmanların yaptığı uyarısına kulak verin! Bilinçsiz tüketimle korkunç tehlikeyle siz de karşı karşıya kalmadan önleminizi alın.

By  | 

Beslenme ve Diyet Uzmanı Yıldız Melek Aksoylu, beslenmenin kanser üzerinde etkisini hakkında açıklamalarda bulundu.Beslenme ve Diyet Uzmanı Yıldız Melek Aksoylu, beslenmenin kanser üzerinde etkisini hakkında açıklamalarda bulundu.

Kanserin oluşumunda birçok faktör var. Yaşadığımız çevre, stres, genetik yapı ve bizi en fazla ilgilendiren beslenme faktörü kanserin oluşum nedenleri arasında.Yiyeceklerin üretildiği ortam, hava, su ve toprak koşulları, kullanılan kimyasal maddeler, besinlerin üretiminden tüketiminekadar geçen tüm aşamalar sağlığımızı etkilemekte ve bu da beslenmenin kanser oluşumunda ne denli önemli olduğunu ortaya koyuyor. Medicana International İstanbul Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Yıldız Melek Aksoylu, beslenmenin kanser üzerinde etkisini değerlendirdi ve önerilerde bulundu.

Beslenmenin kanser tedavisi üzerinde etkisini değerlendiren Beslenme ve Diyet Uzmanı Yıldız Melek Aksoylu, “Kanser tedavisi sırasında bazı hastaların beslenme düzenlerinde herhangi bir değişiklik olmazken, bazı hastalarda tedavi ciddi beslenme eksikliklerine neden olmaktadır. Kanser hastalığı ve tedavi basamakları herkes için zor bir süreçtir. Fakat geleceğimizi düşünerek bu süreci daha sağlıklı geçirmeye odaklanırsak, zorlukları minimuma indirebilir, iyileşme sürecimizi hızlandırabiliriz. Olumlu düşünmek, iyi bir beslenme ve egzersizin tedavimiz üzerindeki muhteşem etkileri kaçınılmazdır” dedi.

‘İdeal vücut ağırlığınızı koruyun’

loading...

Birçok hastalığın temelinde yatan faktör obezite olduğu gibi, kanser ölümlerinin de obezite ile ilgili olduğu çeşitli araştırmalarla tespit edilmiştir diyen Dyt. Aksoylu, “Bu yüzden ideal vücut ağırlığınızı korumalı beden kitle indeksinizin 18,5-25,0 arasında olmasına özen göstermelisiniz. Beslenmenizde protein tüketimini daha yüksek düzeyde tutarak, karbonhidratlı besinlerin tüketimini minimuma indirmelisiniz. Protein alımını haftada minimum 2 kez balık (özellikle somon), yumurta ve kuru baklagillerden sağlamalı, kırmızı et tüketiminde haftada 1 günü geçmemeye ve işlenmiş etleri tüketmemeye özen göstermelisiniz. Protein alımını arttırmak için yumurtayı çorbalarınızda veya salatalarınızda (haşlanmış olarak) kullanabilirsiniz. Yoğurt, süt ve meyveler ile karışım yapabilir, evde milk-shake gibi soğuk içecekler hazırlayabilirsiniz. Karbonhidrat alımında ise en önemli nokta karbonhidratın türüdür. Kompleks karbonhidratlar (tahıllar, ekmek, kuru baklagiller, meyve, sebze, süt ve yoğurt gibi) tercih edilmelidir” şeklinde konuştu.

‘Omega-3 kanseri azaltıyor’

Omega-3 “ün önemine vurgu yapan Dyt. Aksoylu, “Yapılan çalışmalarda doğal olarak verilen omega-3’ün kanseri azalttığı ve gerilettiği görülmüştür. Somon balığı, ceviz, keten tohumu omega-3 yağ asitlerinin mükemmel kaynağıdır. Sebze, meyve ve kuru baklagiller posanın zengin kaynaklarıdır. Beslenmeyle alınan posa birçok kanser türünden korunmada oldukça etkilidir. Ayrıca sebze ve meyveler en iyi antioksidan kaynağıdır. Antioksidanlar tedavi esnasında bağışıklık sistemimizin koruyucularıdır. Hem kansere yönelik hem de genel beslenmenizde paketli ürün tüketimini azaltın. Paketli her ürün, kimyasal içermekte ve bu da sağlığımızı tehdit etmektedir. Alışverişe giderken bir liste yapmalı, aç olarak gitmemelisiniz. Evinizde ne kadar az paketli ürün bulundurursanız, tüketimde o kadar azalacaktır. Tedavi sürecinde bulantıyı azaltmak için az ve sık beslenmeye çalışın, tatlı, kızartma ve yağlı besinlerden uzak durun. Yemeklerle beraber sıvı tüketimi yapmak yerine yemeklerden 1 saat önce veya sonrasında deneyin. Tost ve kraker gibi kuru besinleri tercih edin, ağzınızda kötü bir tat varsa zaman zaman limonlu veya naneli şeker kullanabilirsiniz. Rahat kıyafetleri tercih ederek, yemek sonrası hemen uzanmayın” diye konuştu.

Alkol tüketimine dikkat

Alkol kullanımının azaltılmasına dikkat çeken Dyt. Aksoylu, “Alkol tüketimi kanser riskini arttırmaktadır. Aynı zamanda besinlerle alınan vitamin ve minerallerin emilimini olumsuz etkilemektedir.Şarap kanserin gelişme riskini direk etkilemese de düzenli olarak içtiğiniz zaman kanser riskini arttırabilir. Kabızlık durumunda; kuru baklagil ve sıvı tüketimini arttırın. Kayısı, incir, erik gibi meyveleri tüketin. Fiziksel aktivitenizi arttırmaya çalışın.İshal durumunda ise; yağlı yemeklerden uzak durun, süt yerine yoğurt ve ayran tercih edin. Yayla çorbası ve az yağlı çorbaları tercih edebilirsiniz. Elma, şeftali, muz ve ayva gibi meyveleri tüketin. Baharat kullanımını kısıtlayın” ifadelerini kullandı. İHA

loading...